Ana sayfa » Vize Yoluyla Fransa » Havayolu ile Eşya Taşıma ve Geride Kalanları Dağıtma

Havayolu ile Eşya Taşıma ve Geride Kalanları Dağıtma

Uzun dönemli vize başvuru süreci devam ederken taşınmadan önce yapılması gerekenlerden bahsetmeye başladım önceki yazımda. Eşyaları nasıl gruplandırabiliriz, yanımıza alacağımız şeylere nasıl karar vermeliyiz ve karayolu ile eşya taşıma tercihi olursa nelerle karşılaşabiliriz. Bu yazımda devam olarak havayolu ile eşya taşıma ve vazgeçtiğimiz eşyaları nasıl dağıtırız bu konulardan bahsedeceğim. Ek güzellik Letgo en etkili şekilde nasıl kullanılır sorusuna da detaylı cevap bulacaksınız.

– Tahmini okuma süresi 8 dakikadır.

– Yazıya başlamadan yazıyı okurken hafiften arkada çalsın diyenleriniz için:

Open in Spotify

Benim Tercihim Havayolu Oldu

Sevgilim zaten evimizde uzun bir süredir yaşıyor olduğundan ve benim de önceden birkaç sefer ziyaret etmişliğimden ötürü evimde ne kadar yerim var, neyimiz eksik veya tamam biliyordum. Ülke Değiştirirken Ev ve Eşya Taşıma yazımdaki sorularıma bu şekilde cevap bulup kesinlikle yanıma alacaklarım listesini tamamladım. Ben müsait olduğum için “az ve öz” kuralını zorlamadım. Dolayısıyla ilk posta yüküm pek hafif olmadı. Sevdiceğim beni almak için yanıma İstanbul’a geldiğinden dönüşümüzde de iki kişilik bagaj hakkımız oldu. Evet bu noktada eşya taşıma için havayolunu tercih ettik. Bunun en öncelikli sebebi kişisel eşyalarımın gider gitmez yanımda olacak olmasıydı. Taşındıktan sonra kargo geldi mi, şu anki yeri neresi, hangi gün gelecekler nereden nasıl teslim alayım gibi bir dert olmadı. Ve toplu halde benimle beraber seyahat etmiş olarak akşamına elimin altındaydılar. Her ihtimale karşı el bagajına takı, laptop gibi değerliler dışında temel birkaç da kıyafet ve aksesuar yerleştirmekte fayda var.

THY ile uçtuk. İki el bagajı ve biri devasa dört bagaj olmak üzere toplamda altı parça ile seyahat ettik. Kilo hakkının fazlası için bölgeler bazında tarifeye göre bir ücret ödüyorsunuz. Bu bağlantıdan THY tarifesine ulaşabilirsiniz. Başka bir şirketle seyahat edecekseniz, uçmadan önce garip sürprizler yaşamamak için tarifeleri kontrol etmeyi unutmayın. Bir de eşyaları tıkıştırırken iş sağlığı ve güvenliği gereği max. 32 kilo kuralını hatırlayın. Bagajınız 32 kilodan daha ağırsa eşyaları başka bir çantanıza aktarmak durumunda kalırsınız. Böyle bir durumun olma olasılığı varsa çok hafif, yer kaplamayan ve kendi içine katlanabilen bavullar var Decathlon vb. mağazalardan gayet uygun fiyata bulabilirsiniz. Yanınızda onlardan yedek bulundurmak iyi bir fikir olacaktır.

Eşyaların her daim derli toplu olmasını çok isterdim, çook.

Dekoratif eşyalar vazgeçemeyeceğiniz başka bir grup olabilir, ama gittiğiniz yerde bunların da hiç aciliyeti yok. Flatiron açık ve net her yerdesin! Fotoğraf:Ella Jardim, Unsplash

Bu ilk grup eşyamın 110 kilo olduğunu da sevdiceğimle havalimanındayken hayret ve tutamadığımız kahkahamızla öğrendik. Bunun dışında ikinci grup olan yanıma almayı istediklerimi günlerce düşünerek sınıflandırıp koliledim, açıkta kalanlar olmaz mı! oldu tabii ki. Benim eşya taşıma konusundaki bir diğer şansım, inanılmaz özverili ve tatlı beau-pèreimin (kayınbabanın Fransa’daki ismi beau-père, “bo-peğ” olarak okunuyor, bizdeki sonu gelmeyen akraba isimlendirmesine de Fransa karşılaştırmasıyla ilerideki yazılarımda değinebilirim) Türkiye’yi arabayla ziyaret etmesi ile güzelleşti. Ayırmış olduğum eşyalarımı şahsi aracına yükleyip bana ulaştırdı. Burada bahsi geçmişken kendisine çok çook teşekkür ederim. İşte o araçla gelenler ikinci grup yanıma almayı istediklerim ve birkaç tane de ilk gruba dahil olan ama aciliyeti olmayan eşyalarım oldu. Mesela kitaplar, gider gitmez ihtiyaç duymayacağınız çok şık kıyafetler veya hatıra yüklü buzdolabı magnetleri. Bunlardan hem vazgeçmek istemezsiniz hem de aciliyeti olmadığından bekletebilirsiniz. Önceki yazıda bahsetmiş olduğum gibi, sonradan almak üzere bir yere emanet bırakabilirsiniz.

Kalan Eşyaları Dağıtmak

Bu arada eşyaları ayırırken bahsetmiş olduğum gibi arkadaşlarımdan destek aldım. Mesela alıp hiç giymediğim veya birkaç kere giydiğim/kullandığım kıyafetlerim ve aksesuarlarım vardı. Onca özenle topladığım eşyayı atmaya-satmaya gönlü razı olmamak, bir başka deyişle değer bilmeyen ellere vermeye kıyamamak var bende. İşine yarayacak arkadaşlarım hep çıktı onlar talip oldukça da mutlulukla dağıttım. Güzelim bitkilerimi de ev sahibi yapmam yine onlara kıymet verecek çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde oldu.

Eşya taşıma sürecime dahil etmek istemediğim eşyalarımı “onlarsız da yaşayabileceklerim” ismiyle üçüncü grupta topladım. Yükü azaltma ihtiyacı dolayısıyla vazgeçmek durumunda kaldığım eşyalar da bu gruba dahil oldu. Kilim, komodin, ütü, çamaşır teli, ağda ısıtıcı, çalışma sandalyesi, saç kurutma makinesi, yatak bazası, yatağın kendisi… gibi eldeki ürün gamı genişken en iyi yolu Letgo ile buldum. Hahhaha reklam gibi oldu ama işin gerçeği bu.

Vize başvurusu ile yeterince başım kalabalıkken bir de taşınma ile uğraşmak tam bir enerji sömürüsüydü.

Ekran karşısında geçen, sonu hiç gelmeyecek sandığım saatler… Fotoğraf: Jay Wennington, Unsplash

Doğrusu hiç kolay bir iş değildi ama çözüm sağlam oldu. Bunun da püf noktaları var biraz bahsedeyim:

  • Öncelikle bütün eşyaların listesini çıkarmak. Excel en basit yardımcı. Bunun için hazır dosyalar bile var. Onlardan biri: şablonu şu bağlantıdan indirebilirsiniz ama ileride değişirse diye ana .xltx dosyasını da buraya ekliyorum. İsimleri, açıklamaları dilediğiniz gibi değiştirip kullanabilirsiniz.
  • Eşyaların her biri için ebatlar, varsa ağırlık bilgisi almak,
  • Fotoğraflarını çekmek,
  • Açıklama ve kullanım önerileri yazmak,
  • Ve varsa kusurunu mutlaka anlatmak (bu kusurlar görünürdeyse fotoğraflara da eklemek),
  • Açıklayıcı başlıklar hazırlamak, (letgo yükleme yaptığınızda öneride bulunuyor bu da işi kolaylaştırabilir tabii)
  • Fiyatlandırmak,
  • Tüm bunları da ayrıca letgo’ya yüklemek.
Yine de sağlam bir kamera varsa onu da kullanarak daha az yorulma şansınız da yok değil.

Letgo çekimlerinde çok da profesyonel bir kameraya ihtiyaç yok. Kullandığınız akıllı telefon kamerası bunun için yeterli. Uygun ışıkta mümkünse balkon gibi açık havaya alarak bir de düz renkli bir çarşafla arka fon veya alt fon yaparak eşyanın görsellerini çekebilirsiniz.
Fotoğraf:Thomas William, Unsplash

Evet, tek tek listemdeki her eşya için yukarıdaki işlemleri uyguladım. Bu esnada canım sevgilimin gelişlerinden birine denk gelmişti, excel ve ölçü alma gibi işlerde büyük yardımı oldu. Bu denli ciddi bir çalışma yapmak önce vaktimi aldı ama sonradan gelen sorulara kolaylıkla yanıt verdim ve inanılmaz zaman kazandım.

Keep Calm and Carry On

Hahhah alıcılara sabırla cevap verirken akılda hep bu görüntü kalmalı! Bunun hikayesine de bir gün değinirim umarım.

Değinmemek olmaz, kaçınılmaz şekilde akla durgunluk veren sorular aldım. Önceleri fazla ciddiye alıyor insan, bilmiyor anlam veremiyorsun… Mesela benim ürün başlığı “Çift Kişilik Yatak – marka”. Gelen soru net “Yatak iki kişilik mi?” (!) ben sabırla cevap vermeye yönlendirmeye çalıştım. Siz de sabırlı olun ve yolunuza devam edin. Ve eşyalarım hep ona ihtiyacı olan kişilere gitti. Hatta geriye yaptığımız güzel tanışıklıklar kaldı. Gelen arkadaşlardan biri evden çalışmak üzere Apple’a başvurmuş, pozisyon için ergonomik çalışma sandalyesi edinmesi gerekliymiş. Benim yıllardır kullandığım Ikea sandalye istenen şartları karşılıyormuş, bana da bu vesile ile ulaşmış. Severek kullandığım bir eşyam ona ihtiyacı olan birine gitti daha ne isteyeyim. Bence letgo gibi platformların en güzel yanı bu, gerçekten ihtiyacı olanlar çıkıp geliyor. Satmak dışında akla sokağa bırakmak, belediyeye vermek de gelmişti. Ancak internet sitelerinde ihtiyaç sahiplerine veriyoruz yazan 3 belediye ile görüştüm. Aradığımda tek parça koltuk almıyoruz takım varsa gelebiliriz, kitaplık almıyoruz, eski eşya almıyoruz (ahahha bu en bombasıydı) gibi cevaplar aldım. Şimdi bakıyorum da 3 nedir yahu, gerçekten belediyeye vermeye uğraşmışım. Diğer taraftan sokak seçeneği pek mantıklı değil. Alıcısı çıkıp eşyayı götürmezse takıntılı bir komşunuzla tanışmak zorunda kalabilirsiniz. Veya bir diğer alternatif belediyeye ücret ödeyip eşyaları moloz olarak çöpe gönderebilirsiniz. Sürdürülebilirlik taraftarı olan benim için bu söz konusu bile olmadı.

Boş sakin evde iki yudum kahve hüpletmekse başka bir tatmin perçinleme.

Her şey toplandıktan sonra yaşadığım huzur tarifsiz. Fotoğraf:Thought Catalog, Unsplash

Nihayetinde üç gruba ayırdığım eşyalarımı bu şekilde yönetip eşya taşıma işlemimi tamamladım. Eşyaları dağıtmak için benim yolu seçerseniz uzun zaman alabiliyor. Bu durumu göz önünde bulundurarak bu işe kalkışmakta fayda var. Ben uzun dönemli vize başvurum esnasında her şeyi başlatmıştım. Dilerim darısı diğer taşınacaklara.

Deniz kıyısı, palmiye ağacı ve beyaz pamuk pamuk bulutlar.

Toparlanma, delege etme, evi kapatma ve yeni evime gitme… derken işte her şey bittiğinde Côte d’Azur deniz kıyısında amaçsız bir yürüyüş harikaydı. Daha yapacak çok iş var biraz mola!
Fotoğraf:Aidan Formigoni, Unsplash

Sevgiler,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi:

Looking for Something?